Tüm Kamu Görevlileri

Canlarımızla, kanlarımızla ve vücutlarımızın parçalarıyla vatan toprağı haline getirdiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mevcudiyetini; yine aynı kararlılık, fedakarlık ve azimle Kamu Çalışanları olarak korumaya ve aziz milletimize hizmet etmeye devam ediyoruz. Bugün devletimizin sistemi devamlı kılınsın diye Edirne’den Ardahan’a vatanımızın en ücra noktasında, en zor koşullarda dahi hepimiz için çalışan, emek veren ve sistemi omuzlarına yük edinen birileri var.Ahmet Öğretmen var mesela; okulunda soba olmayan,yakacağı yeterli gelmeyen ve kendi imkanlarıyla öğrencilerini ısıtmaya çalışan ya da V.H.K.İ Semih Bey var; vatandaşın işi aksamasın diye mola saatlerinden vazgeçen fazla mesai yapan ve Selma Hemşire var;nöbet üstüne nöbet tutarak ailesini dahi göremeyen…

Birçok kamu kurum ve kuruluşunun özellikle taşra teşkilatlarında, elverişsiz çalışma ortamlarının bulunduğu, yetersiz araç gereç ve kısıtlı kaynaklarının olduğu hepimizin malumudur, fakat görevini en iyi şekilde yerine getirmek için canını dişine takıp çalışan memurların varlığı ne yazık ki unutulmakta ya da görmezden gelinmektedir. Onca fedakarlığına rağmen memurlar önlerini görememekte, ay sonunu getirememekte, çocuklarına baktıklarında içleri burkulmaktadır. Geleceğe çalınan bu karamsarlıklardan dolayı maalesef sahne sürekli ağır dram içermektedir.Ekonomik olarak dram yaşayan memurlara yer değiştirme, atama, yükselme, disiplin ve unvan değişikliği gibi konularda ise acı gerçekler yaşatılmaktadır.Devlet Memurları Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin ilgili şartlarını taşıyan memurların yer değiştirme talepleri ‘‘kadro eksikliği’’gerekçesi ile sürekli ertelenmekte,unvan değişikliği için birçok kurumda 6 yıldır sınav açılması beklenmektedir fakat masada veyahut masanın dışında bunlara hiç değinilmemektedir.

Son on yıldır eriyen maaşların hafızalardaki yeri hala tazeliğini korumakta ve her kesim tarafından eriyecek olan maaşların beklentisi acı bir gerçek olarak mevcudiyetini sürdürmektedir. Bütün bu olumsuz koşullara rağmen mevcut yetkili sendika temsil ettiği kesimden ziyade kendi varlığını sürdürme gafletine düşmüş ‘‘Masada benden ötesini istemem’’zikrine dahi kalkışmıştır. Kamu görevlilerinin tamamını temsil etmeyen bir konfederasyona bütün kamu görevlileri ve emekliler adına karar alma yetkisinin verilmesi, toplu pazarlık görüşmelerinin mantığına, anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve demokratik ilkelere aykırıdır. Üyelerinin çıkarlarını korumakla ve onlara menfaat sağlamak ile güdülenmesi gereken bir sendikanın tamamen kendi çıkar ve menfaatlerine yönelerek yozlaşması hepimizin kanayan bir yarasıdır.

Daha fazla çalışma barışı, daha fazla hukuk, daha fazla adalet, daha fazla refah ve daha adil bir bölüşüm istiyoruz, yoksulluk oranının en yüksek olduğu ülke konumundan kurtulmak istiyoruz.

       • Kamu görevlilerine ve emeklilere %12 + %12 ve ayrıca %5 refah payı artışı talep ediyoruz.

  • Gençlik ve Spor Bakanlığı Taşra teşkilatlarında büyük bir yemek sorunu yaşanmaktadır.

Taşra teşkilatlarının büyük bir kısmında yemekhane bulunmamakta ve buna karşılık olarak memurlara yemek ücreti de verilmemektedir. Bu nedenle taşra memurları özellikle Kocaeli ilinde büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Mevcut durumun düzeltilmesi için çalışma başlatılması gerekmektedir.

  • SGK çalışanları başka kurumlara geçmek için taleplerde bulunmaktadır. Zaten az sayıda

olan SGK çalışanlarının refah seviyesi yükseltilmelidir ki kurumdaki personel sayısı azaltılmasın. Bu yüzden SGK personellerinin maaş ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerekir. SGK çalışanlarına uzmanlık hakkı verilmelidir. Diğer kurumlara uzmanlık hakkı tanınırken, SGK personellerine tanınmaması adaletsizlik olacaktır. Haksız uygulamalara yer vermeden uzmanlık hakkı tanınması gerekir.

  • Sosyal Güvenlik Kurumu Memurları için Özlük haklarını iyileştirici düzenlemeler,

SGM müdürlüklerinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi, fazla mesai, ikramiye gibi sorunların çözülmesi ve görevde yükselme sınavlarına kalıcı, adil çözümler getirilmelidir.

  • Sosyal Güvenlik Kurumu tüm taşra birimlerinde yemeklerin fiyatlarının illere göre

dağılımında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıktan memurlar tarafında sürekli şikayetler gelmektedir. Ayrıca neredeyse taşra birimlerinin tümünde tek bir noktadan taşra birimlerine dağıtım yapılmakta ve bu nedenle yemeklerde sürekli olarak sıkıntı yaşanmaktadır. Özellikle Kocaeli ilinde mağduriyet hat safhalara ulaşmıştır.

  • Sosyal güvenlik sisteminin işlemesi için önemli olan prim gelirlerinin tahsilâtında

görevli olan icra memurlarına özlük hakları iyileştirilmiş bir uzmanlık kadrosunun verilmesi gerekmektedir.

  • Sosyal Güvenlik Personeli katılım payı muayene ücreti gibi sağlık giderlerinden muaf

tutulmalıdır.

  • Adalet Bakanlığı personellerinin yıllık izinlerin en fazla 3 defa da kullanılması şartının

kaldırılması gerekmektedir

  • Adalet Bakanlığı personellerinin hizmetiçi eğitimi, eğitim bilimi esaslarına göre

yeniden yapılandırılmalıdır. Şu an ki hizmet içi eğitim sistemi, personel için daha çok tatil olarak değerlendirilmekte, büyükşehirlerden başka bir yerde hizmetiçi eğitim programı çıktığında personel gitmek istememektedir, bu kapsamda personelleri belli başlı şehirlere birkaç günlüğüne taşımaktansa eğitim verecek olanların adliyeleri gezmesi daha makul ve masrafsız bir uygulama olacaktır.

  • Adalet Bakanlığı personelleri ceza infaz kurumu personelleri dahil olmak üzere bir

bütün olarak değerlendirilmeli, mali ve sosyal haklar tüm personellere eşit olarak dağıtılmalıdır, bu kapsamda adalet hizmetleri sınıfının kurulması ve Hakim/Savcı mesleği hariç diğer personellerin bu sınıfa dahil edilmesi gerekmektedir, böylelikle özlük haklarına ilişkin sadece Adalet Bakanlığı personellerine yönelik düzenlemeler hayata geçirilebilir

  • Adalet Bakanlığının personelleri periyodik olarak sırası geldiğinde nöbet tutmaktadır

ancak buna karşılık nöbet ücreti almaz, nöbet tutan personellere makul nöbet ücreti ödenmelidir.

  • Adalet Bakanlığı’nda görev yapmakta olan müdürlerimizin ek göstergelerin 3600

seviyesine çıkartılması gerekmektedir.

  • Adalet Bakanlığında zor şartlarda dağ taş gezdirilerek keşfe giden personel keşif

harçlarından adaletsiz bir şekilde yararlanmaktadır. Beraberindeki bilirkişi personelin aldığı keşif harcı ile personele ödenen rakamların arasında büyük farklar olduğu bilinmektedir. Bu nedenle alınan keşif harçlarından en az % 50’sinin personele ödenmesi gerekmektedir.

  • Ceza infaz kurumlarında görev yapan yönetici ve personelin çalışma şartlarının

ağırlığının yanı sıra tehdit alma, hakarete uğrama, yaralanma ve hayatlarını kaybetme gibi riskler altında çalışmaları, hizmet sürelerinin büyük bir bölümünü hükümlüler ve tutuklularla aynı ortamda geçirmeleri, işe geliş ve gidişlerinde her gün üst aramasına tabi tutulmaları gerçeği göz önüne alınarak cezaevlerinde görev yapan personele maaş artışı veya mesai ücreti gibi ek mali haklar tanınarak motivasyonları güçlendirilmelidir. Ayrıca, güvenlikleri açısından gerekli tedbirler alınmasına yönelik tedbirler geliştirilerek Avrupa ülkelerinde uygulanan modeller araştırılmalıdır.

  • Adalet Bakanlığı personellerine yönelik görevde yükselme ve unvan değişikliği

sınavları hakkaniyet esaslarına göre yapılmalıdır, en azından bazı kurumlarda uygulanan yazılı sınav notundan "+- 3" puan değiştirme sistemine geçilmesi; ayrıca personellerin sınavlara hazırlanabilmesi için sınav tarihlerinin en az 3 ay öncesinden duyurulması, Adalet Bakanlığınca gerekli planlamalar yapılmalı ve kaç yılda bir bu sınavların yapılacağının personellerce bilinmesi sağlanmalıdır.

  • Adalet Bakanlığı teşkilatı birimleri arasında geçişe ve ayrıca unvanlar arası geçişe

imkan verilmelidir.

  • Adalet Bakanlığı en yoğun ve stresli kurumlardan bir tanesidir bu iş temposu

personelleri yıpratmaktadır, bu nedenle Adalet Bakanlığı personellerine yıpranma payı hakkı verilmelidir

  • Her mahkemede ve bürolarda tıpkı diğer kurumlarda şeflik olduğu gibi müdür ile katip

arasında bir köprü olacak başkatip uygulamasına geçilmelidir, bu sayede zaten alım sayısı az olan görevde yükselme sınavını kazanamayarak müdür olmayan personeller için teşvik edici ve gayretli çalışmayı sağlayacak orta kademe bir unvan olur.

  • Adliyelerdeki bazı birimlerin görevinin personellere teknik anlamda destek ve idari

mahiyette hizmet(UYAP sistemi ile ilgili sorunlar, tamir ve tadilat işleri, maaş işlemleri, kademe ilerlemesi işlemleri vd.) olduğu açıktır, bu kapsamda ilgili birimlerin daha nitelikli hizmet vermesi sağlanmalıdır

  • Adalet Bakanlığınca yapılacak idari düzenlemelerden önce personellerinde paydaş

olarak görüş ve önerileri dikkate alınmalıdır

  • T.C.Anayasası Madde 9 uyarınca yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanan bağımsız

ve tarafsız Mahkemeler, Hakimler ve Cumhuriyet Savcıları adalet teşkilatının mütemmim cüzüdür, Devlet ve Millet nezdinde çok önemli konumları vardır, ancak Adalet Bakanlığı teşkilatının hakim/savcıdan ibaret olmadığının anlaşılması ve Bakanlıkça yapılacak işlemlerin sadece hakim ve savcılara özgü olmaması gerekmektedir, adaletin temininde çalışan adliye personelleri(Yazı işleri müdürü, zabıt katibi, mübaşir, hizmetli, teknisyen vb.) unutulmamalıdır.

  • Adalet Bakanlığı teşkilatına, Mahkemelere, Savcılıklara ve meslek unvanlarına

saygınlığı artırıcı toplumu bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.

  • İcra katiplerine tayin hakkı diğer memurlara tanınan tayin hakkı düzeyine getirilmelidir.

İcra katibi sayısının adliyelerde oldukça az olmasından kaynaklı olan bu durum icra katiplerinin istihdam sayısı arttırılarak çözülebilir.

  • Adalet Bakanlığına personel alım sayısı artırılmalı, personel alımlarında özellikle

ihtiyaç duyulan unvanlarda ve nitelikli personel hakkaniyet esaslarına dikkat edilerek alınmalıdır, bu kapsamda özellikle zabıt katipliği alımlarında mesleki merkezi yazılı sınav yapılmalıdır.

  • Almış olduğumuz bildiriler neticesinde Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatında ve

Üniversite Hastanelerinde yer alan birçok personelin halen Covid-19 ödemelerinden yararlanamadığını kurumlar tarafından ödemelerin gerçekleştirilmediğini tespit etmiş bulunmaktayız

  • 5258 sayılı aile hekimliği kanunu, 4924 sayılı eleman temininde güçlük çekilen yerlerde

sözleşmeli sağlık personeli çalıştırılması ile ilgili bazı kanunlar ve kanun hükmünde kararnamelerinde değişiklik yapılması hakkında kanunu kapsamında sözleşmeli statüde çalıştırılan Kamu Dışı Aile Sağlığı çalışanlarının (Hemşire Ebe, Sağlık memuru ve Acil Tıp Teknisyeni) en önemli sorunu sözleşmelerinin sürekli olmaması ve iş güvencesinin olmaması nedeni ile geleceğe güvenle bakamamalarıdır.  Kamu Dışı Aile Sağlığı Çalışanlarının 657 sayılı yasa kapsamına alınmaları ile iş güvenceleri sağlanacaktır.

  • Aile sağlığı çalışanları aile hekimliği ödeme ve sözleşme yönetmeliğinin 13.ve 14

maddelerindeki herhangi bir nedenden dolayı 14. Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi 13. Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi durumunda kadrosu bulunan personeller  eski kadro yerlerine dönebilme hakkına sahipken kamu dışı aile sağlığı çalışanları  işiz kalmaktadır. Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına aynı hak tanınmalıdır.

  • Aile hekimliği ödeme ve sözleşme yönetmeliğinin  19.maddesinin 5.fıkrasında

‘‘Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı elemanlarına bu Yönetmelikte belirlenen ödemelerin dışında, 6245 sayılı Kanun kapsamında ödenecek geçici görev yolluğu hariç olmak üzere, herhangi bir ad altında başkaca bir ödeme yapılamaz. Bu statüde çalışanlara, her ne şekilde olursa olsun, sözleşmelerinin sona ermesi veya erdirilmesi durumunda, sosyal güvenlik mevzuatı gereği ödenenler hariç herhangi bir ödeme yapılmaz.’’ İlgili fıkradan anlaşılacağı üzere aile hekimliği  sözleşme fesihlerinde çalışanlara iş sonu tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyeceği belirtilmiştir. İlgili madde yürürlükten kaldırılarak Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı elemanlarına kıdem ve ihbar tazminatı hakkı tanınmalıdır.

  • Kamu çalışanı Aile Sağlığı Çalışanı eş durumu tayin hakkını kullanmak için asli

kadrosunun olduğu görev yerine geçerek tayin hakkını kullanabiliyor ve iş garantisi devam ediyorken, Kamu Dışı Aile Sağlığı Çalışanı ise işten çıkartılmaktadır. Kamu dışı Aile Sağlığı Çalışanının sözleşme hakkı devam ettirilerek tayini yapılan ilde veya ilçede  münhal bulunan birim ile sözleşme yapma hakkı verilmelidir.

  • Kamu dışı Aile Sağlığı Çalışanının emeklilik hakkı bulunmamaktadır. Kamu dışı Aile

Sağlığı Çalışanına emeklilik tazminatı yolu açılmalıdır.

  • Aile Hekimliği Sisteminde 180 gün heyet raporu sonrası izinlerde Aile Hekimliği

sözleşmesi fesih olur ve kamu çalışanı ilk görev yerine dönerek rapor izni 657’ye göre devam eder. Kamu Dışı Aile Sağlığı Çalışanı ise işten çıkarılır. Kamu dışı Aile Sağlığı Çalışanınında hastalık nedeni ile alınan rapor sınırlaması kaldırılmalıdır.

  • Kamu çalışanı Aile Sağlığı Çalışanı doğum sonrası ücretsiz izin hakkını kullanmak için

asli kadrosunun olduğu görev yerine geçerek iznini kullanabilirken, Kamu Dışı Aile Sağlığı Çalışanı ise aynı durumda işten çıkartılmaktadır. Kamu dışı Aile Sağlığı Çalışanına, sözleşme hakkı saklı kalmak şartı ile doğum sonrası ücretsiz izne çıkma hakkı verilerek izin dönüşünde boş olan birim ile sözleşmesinin devam ettirilmesi sağlanmalıdır.

  • Kamu çalışanı Aile Sağlığı Çalışanı askere gideceği zaman ücretsiz izin hakkını

kullanmak için asli kadrosunun olduğu görev yerine geçerek iznini kullanıyor ve iş garantisi devam ediyorken Kamu Dışı Aile Sağlığı Çalışanı işten çıkartılmaktadır Kamu dışı Aile Sağlığı Çalışanına  askere gittiğinde tarafına ücretsiz izin hakkı verilmeli, askerlik dönüşünde kendi biriminde, eğer kendi birimi dolu ise boş olan bir birim ile sözleşme yapma hakkı sağlanmalıdır.

  • Atandıkları tarih itibariyle yıllardır hizmet veren ve yaptıkları çalışmalarla kadrolu

personel ile aynı özveride bulunan sözleşmeli antrenör ve spor uzmanlarının tayin, görevde yükselme, aile birliği ve daha birçok haklarının olmaması sebebiyle büyük mağduriyet yaşamaktadırlar. Bu itibarla en az üç yıldır görev yapan ve bu süre içerisinde sicil açısından sorunu bulunmayan sözleşmeli antrenör ve spor uzmanlarına kadro imkanı tanınmalıdır.

  • Taşrada personel yetersizliği nedeniyle pek çok il ve ilçede çalışan personele

unvanlarının gerektirdiği görevlerinin dışında farklı ve gereksiz işler yaptırılmaktadır. Personelin kadrosuna göre işlerde çalıştırılması sağlanmalı ve taşra teşkilatlarının personel ihtiyaçları giderilmelidir.

  • Kadrolu antrenör ve spor eğitim uzmanları 5 gün 40 saat ile mesaisini

tamamlamaktadır. Ancak sözleşmeli spor eğitim uzmanı ve antrenörlerin sözleşmesinde ‘‘Mesai saati ....................’da başlayıp, ......................’da biter. İlgili haftada bir gün tatil yapar’’ yazılması nedeniyle 10-11 saate kadar mesailerin uzadığı olmakta ve kadrolu personel gibi çalışamamaktadır. Ayrıca aynı sözleşme ile çalışan antrenörler bazı il müdürlüklerinde 6 gün çalışırken, bazıları 5 gün çalıştırılmaktadır. Bu durumun ivedilikle çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

  • 27 Ağustos 2021 tarihli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı'ndan

(GYUDS) başarılı olarak geçen ve atanan personelin "Aile Birliği"ne bağlı yer değiştirme talepleri Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından bekletilmekte ve bu durum aileden uzak kalma, ek kira ödemeleri ve yol masrafları şeklinde çeşitli olumsuzluklara yol açmaktadır. ‘‘Aile Birliğine’’ bağlı yer değiştirme talepleri ivedilikle gerçekleştirilmelidir.

  • 8 yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, 1 kademe verilmektedir.

Ancak Adalet Komisyonları sözleşmeli iken getirilen süreyi bu 8 yıl içinde değerlendirmemekte ve talepleri reddetmektedirler. Bunun neticesi olarak memurlar haklarını en nihayetinde Bölge İdare Mahkemeleri'nde ancak kazanabilmektedirler. Bu durum zaman, emek ve kaynak kaybına yol açmaktadır. Dolayısıyla bu konu ile bir genelgenin yayımlanması ve bu hakkın tanınması gerekmektedir.

  • Sayıştay 1.Dairesinin 27.11.2018 tarihli İlam No:39 ve Karar No:10728 kararında

‘‘Fiilen icap nöbeti tutan personele icap nöbet ücreti ödenmesinin mevzuata uygun olduğu” ibareleri yer almaktadır. Bu nedenle İcap nöbeti tutan tüm çalışanlara, icap nöbet ücreti ödenmelidir.

  • Üniversite hastanelerinde yoğun iş yükü ve ücret adaletsizliği yaşanmaktadır. En

azından pandemi sürecinde döner sermayeler, Sağlık Bakanlığı'nda olduğu gibi tavandan ödenmelidir.

  • Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları birçok kamu kurumunda altı yılda bir

yapılacak kadar ötelenmekte ve bu durum memurlarda büyük mağduriyetlere yol açmaktadır. Bu sebeple tüm kamu kurumlarına en fazla 3 yıl sınırlaması getirilmelidir.

  • Corona virüsü salgınına karşı cansiperane bir şekilde fedakarca mücadele veren sağlık

çalışanları için; 17.04.2014 tarih ve 28975 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğin 5. Maddesinde yer alan  İdarî Hizmetler Grubunun 2.ve 3. Fıkrasında yer alan unvanların (Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, daktilograf, veznedar, santral memuru, ambar memuru, memur, redaktör, koruma ve güvenlik görevlisi, Şoför) kendi içerisinde, yine aynı 5. Maddede yer alan  Yardımcı Hizmetler Grubunun 1. fıkrasında yer alan kadrolara(Gassal, terzi, teknisyen yardımcısı, aşçı, berber, bahçıvan, kaloriferci, hizmetli, bekçi, dağıtıcı, hayvan bakıcısı) kendi içerisinde, İl/İlçe genelinde boş bulunan kadrolara, aranan şartları taşımak kaydıyla sınavsız atamaları gerçekleştirilmelidir.

  • 4/B sözleşmeli, 4+2 sözleşmeli, vekil ebe-hemşire, kamu personeli olmayan aile sağlığı

çalışanları ekonomik, özlük, sosyal hakları itibariyle 4/A statüsüne getirilmelidir.

  • Huzurevi, bakımevi ve çocuk esirgeme kurumunda istihdam edilen sosyal hizmet

çalışanları, çalışma şartlarının zorluğuna rağmen mesleklerini icra ederken, insani değeri yüksek bir fedakârlık örneği göstermektedir. Aynı fedakârlık ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi hususunda da gösterilmeli ve iyileştirilme yapılmalıdır

  • Sosyal hizmet çalışanlarımız, görev alanlarının net olarak belirlenmemesi yüzünden,

çalışma hayatında psikolojik olarak yıpranmakta ve bir alana yoğunlaşamamaktadırlar. Bu konuda bir düzenlemenin getirilmesi gerekmektedir

  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek 1'inci maddesi kapsamında öğrenim

durumları sebebiyle Yardımcı Hizmetler Sınıfında atanmış olan şehit ve gazi yakınları için 2018/4 Başbakanlık Genelgesi yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle bir kanunun varlığına ihtiyaç duyulmaktadır.

  • Yardımcı Hizmetler Sınıfına atanan tüm engelli personellerin durumlarından dolayı

memur kadrosuna geçirilmeleri gerekmektedir

  • Bazı Üniversite Hastanelerinde Mesai içi Mavi Kod ekibinin oluşturulmuş olmasına

rağmen  24 saat hazır bulunacak şekilde  Mesai Dışı Mavi Kod Ekiplerinin oluşturulmadığı bilgisine ulaşılmıştır. Ülke genelinde Üniversite Hastanelerinde ilgili yönetmelik hükümlerince 24 saat hazır bulunacak şekilde  Mesai Dışı Mavi Kod Ekibi oluşturulmalıdır.

  • Üniversite hastanelerinde yoğun iş yükü ve ücret adaletsizliği yaşanmaktadır. En

azından pandemi sürecinde döner sermayeler, Sağlık Bakanlığı'nda olduğu gibi tavandan ödenmelidir.

  • Ön lisans ve lisans mezunlarının ek göstergesinin 3600’den başlayarak düzenlenmeli,

lise ve altı mezun olanlar ve yardımcı hizmetler sınıfına tabi personeller ile özel kanunlara tabi olarak istihdamı sağlananların ek göstergelerinin 2800 olarak belirlenmeli, ek gösterge tablosunda yapılacak düzenlemenin 5510 sayılı kanuna tabi kamu görevlilerinin emekliliğine nasıl yansıyacağının detaylı açıklaması yapılmalı, güncelleme katsayısı ve aylık bağlama oranında yükseltme yapılarak günümüz ekonomik şartlarına uygun ve adil olarak iyileştirilmelidir.

 

 

Masa başı oyunlarıyla ve el altından alınan menfaatlerin sonucunda hak gaspına uğratılan memurların seslerini duyurmak için yılmadan mücadelemizi sürdürecek sendikacılığın ne olduğunu her kesime tekrar hatırlatacağız.

Ötekileştirmenin her türlüsüne karşı çıkmak için,

Sendikal hakların evrensel ilkelere ve uluslararası sözleşmelere dayanarak bütünüyle uygulanmasını sağlamak için,

Çalışanların insan olmanın onurunu her yanıyla yaşayabilmelerini sağlayabilmek için,

EL ELE MESLEKTAŞIM,

EL ELE KARDEŞİM!

Unutmayın Siz var oldukça Biz ‘’BİZ VARIZ” diyebiliriz.

 

 
NOT: BELİRTİLEN GENEL TALEPLERDİR. YETKİLİ SENDİKA OLDUĞUMUZDA, KURUMSAL ÖLÇEKTE ANKET,TOPLANTI VE İSTİŞARELER YAPILARAK HER KURUM İÇİN AYRI AYRI RAPORLAR TEDARİK EDİLECEK, TEKLİFLER OLUŞTURULACAKTIR.

 

ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun